16 Haftalık Hamilelik

16

Gebeliğin 16. Haftası 

Gebeliğin 16. Haftasın da bebeğin pozisyonu uygun ise cinsiyetini öğrenmek mümkündür. Tabi bu bebeğin duruşu ile alakalıdır, öğrenilememe ihtimali de vardır. 

Aslında bebeklerin cinsiyeti döllenmenin olduğu andan itibaren bellidir. Fakat bunu doktorların ultrason da görebilmesi için genital bölgesinde bulunan dış genital organı görmeleri gerekir. Dış genital organları bebeğin gelişiminin 14. Haftasından itibaren oluşumunu tamamladığı için bebeğin cinsiyeti ultrasonda yeni yeni görülmeye başlanır. 

Hamileliğin bu haftasında bebek yaklaşık olarak 100 gram ağırlığındadır. Aynı zaman da bebeğin artık tırnakları oluşmaya başlamıştır ve kendini artık geçen haftalara göre daha dik konuma getirmiştir. Gelişmeye devam edilen bu süreçte bebeğin gözleri iyice başın ön tarafına gelerek kulakları da asıl pozisyonunu da almıştır. 

Bütün bu gelişimlerin yanı sıra kasları, sinir sistemi ve kemikleri de gelişime devam etmektedir. Hamile bireyin rahat bir doğum yapabilmesi için bebeğin kemikleri doğuma kadar yumuşak, esnek bir yapıda olacaktır. 

Eğer bu hamilelik ilk değil ise bebeğin hareketleri hissedilmeye başlanacaktır. Göbek üzerinde dalgalanma veya göz baloncuğu gibi bir his olur. Fakat bu hamilelik süreciniz sizin için ilk ise bebeğin hareketleri 20. Haftalar da hissedilmeye başlanır. Bu sebepten dolayı bebeğin hareketleri hissedilmiyor diye telaşa kapılmayın 20. Haftaya kadar vaktiniz bulunmaktadır. 

Hamile olan bireyin mutlaka aşerdiği bir gıda bulunmaktadır. Anne adayının ya da bebeğin ihtiyacı olan besini aşerdiği düşünülür fakat bu teori bilimsel olarak kanıtlanamamıştır. 

gebelik uzmana sor

Genellikle tatlı ve ekşi gıdalar arzu edilirken bazı zamanlar da gıda dışı olan maddeler de hamile bireyler tarafından aşerilebilir. Toprak, tebeşir, kil, buz, nişasta gibi maddeler aşeriliyor ise bünyenin altında yatan bir çinko eksikliği ya da demir eksikliği olduğu tahmin ediliyor. Bu maddelere karşı yeme isteği hamile olmayan kişilerde de rastlanabilmektedir. Bu sağlık sorununun bilimsel ismi pika olarak geçer. Bu konu hakkında hem kendi sağlığınız hem de bebeğin sağlığı için doktorunuz ile iletişime geçmekte fayda vardır. 

Anne adaylarının 16 – 18. Haftalar arasın da üçlü test ve dörtlü testi yaptırabildiği haftalardır. Üçlü test denilmesinin nedeni kandaki üç gebelik hormonuna bakılır iken dörtlü testte ise kandaki dörtlü gebelik hormonuna bakılır. Eğer daha önce yapılan ikili testte bir risk tespit edilmesiyse doktorunuz bu üçlü ve dörtlü testi önermeyebilir. Fakat dörtlü testin down sendromunu saptama oranı %80 oranında olduğu için bazı doktorlar ikili testin dışında dörtlü testi de yaptırmayı tavsiye ederek yapılan testlere göre bir değerlendirme yapılır. Yapılan değerlendirme de risk yüksek çıkar ise amniyosentez yapılması önerilir. Ancak amniyosentezin düşük riski oluşturmasından kaynaklı bu işlem anne ve babanın kararına göre hareket edilir. 

Hamile bireylerin yatış pozisyonu sadece konfor için değil hem bebeğin hem de annenin sağlığı için oldukça önemlidir. Hamilelik sürecinin başında bebek çok küçük olduğu için yatış pozisyonu pek önemli değildi. Hamile birey ortalama 25 – 30 hafta kadar istediği pozisyon da uyuyabilir. Yüz üstü uyumayı seven anneler rahatlıkla yüz üstü yatabilir bebeğin sıkışacağı gibi bir durum söz konusu değildir. Bebeği koruyan, etrafını saran amniyon sıvı dediğimiz sıvı ile kaplıdır. Bu amniyon sıvı bebeği korur.

Aslında hamilelik süreci ilerledikçe sırt üstü yatmak bebek için sakıncalı olmaya başlar. Hamilelik ilerleyince büyüyen rahim omurga boyunca ilerleyen ana damara baskı yapar. Annenin kalbe giden kan akış hızı azalarak tansiyon düşüklüğüne sebep olabilir. Aynı zaman da rahime giden kan azalarak bebeğe giden kan da azalır bu sebepten dolayı sağlığınız tehlikeye girebilir. İlerleyen zamanlar da doktorunuz size de sağınıza veya solunuza yatmanızı tavsiye edebilir. Hatta en çok sol tarafınıza yatmanız tavsiye edilir. Çünkü sol tarafa yatıldığı zaman bebeğe giden kan akış hızı da artarak hem annenin böbreklerinde bulunan idrar daha kolay süzülür ve hem de el, ayak bileklerinde olan ödem, şişlik azalır. 

Eğer daha önce olan tekrarlayan düşükleriniz varsa ya da kan da pıhtılaşma probleminiz varsa doktorunuz size günlük kullanılması gereken kan sulandırıcı iğneler verir. Bu iğnelerin bebeğe zarar verir mi diye düşünmenize gerek yoktur. Çünkü gebelikte verilen Heparin plasentadan geçmez yani bebeğe herhangi bir zarar vermez. Ayrıca sağlıklı bir süreç geçirebilmek için bu iğnelere ihtiyaç vardır. 

Genel de gebeliğin ikinci yarısında başlayan bacak krampları olur. Gün içerisinde de yaşanan bu kramplar genellikle gece uykunuzda sizi bularak uyku düzeninizi bozar. Fakat bu kramplar girip çıkmıyor ise bacakta şişme, kızarıklık hassasiyeti hissediliyorsa bunun yanı sıra diğer bacağınıza göre ayakta ısı artışı varsa bu pıhtılaşma işareti olabilir. Bu çok ciddi bir problemdir. Çok nadir görülse de tedbiri elden bırakmamak gerekir. 

Bu krampları azaltmak için ne yapmam gerekiyor diye soracak olursanız:

  • *Bacak bacak üstüne atmayın, sürekli oturmayın ve sürekli ayakta kalmayınız.
  • *Kalsiyum ve magnezyumu yüksek besinler tüketiniz.
  • *Bol sıvı alarak yürüyüşler yapınız.
  • *Yatarken en çok sol tarafınıza uzanmayı tercih ediniz.

Leave a Reply